
Ayşe Kilimci, 1954 yılında İzmir’de doğdu. Sosyal Hizmetler Uzmanı olarak çalıştı. On yedi yaşında başladığı öykü çalışmaları, aynı yıl Varlık dergisinde yer aldı. Varlık’ın yanı sıra, Türk Dili, Sanat Olayı, Cönk, Argos, Yansıma, Oluşum, Yaba, Gösteri, Milliyet Sanat dergilerinde öyküleri yayınlandı.


ŞU ÖLÜM DEDİKLERİ
“Aşk gibi gelir ölüm, apansız, zamansız ve umarsız…”
Aşk ve ölüm gelince, düşler, hevesler, nefesler kördüğüm olur. Hışım gibi bastıır her ikisi de. İşler dörme döküm kalır. İkisinden de kaçış yoktur!”
Aşkın ve ölümün kara devesi kapımıza çökünce anlarız, hayat ne tatlıymış, dünya ne tılsımlı… Ve her şeyin bittiğini sanırız. Ya daha yeni balıyorsa…? diyor Kilimci. Savaşların ve her dilden ölümün, son yüzyılda bu topraklarda yaşananların hikayesini keskin bir gülmece diline yaslanarak anlatırken. Ölümse önümüzdeki, gülmek nesi, dememeli; ölmek gülmek bir çıkın içinde. Kilimci öte dünyayla bu dünya arasında gide gele, güle güldüre, öle öldüre öyle bir anlatıyor ki, zaman denen o sonsuz çarkın içinde savrularak bir dansa koyulmanız kaçınılmaz oluyor, Heraklitos eşliğinde: Panta rei, her şey akıp gider. İş şıkış şıkır akıp güzel iz bırakmakta.
YENİ MODA AŞKLAR
Kilimci, “Yeni Moda Aşklar”da aşkla bakışı, aşkla ölmeyi, aşkla insan olmayı, aşkın ömürlerimize kattığı güzelliği anlatıyor. Yaşandıkça derinlik kazanan, sızısıyla kalbimize, bin bir rengiyle hayatımıza pırıltılı bir iz katarak insanı daha da insan kılan aşklar, yazarın kaleminde, tılsımlı birer aşk masalına dönüşüyor. “Aşk, komutanım, dellenmektir, arzederim!” diyor, bir kahramanı; “Tüfekten yana müdafaasız kalınan meydan savaşı”, diyor bir başkası; “Anarşinin Allahı, kendine hükümsüzlük, amenna onursuzluk” diyor diğeri…
yararlanılan kaynak: altinkitaplar.com.tr
www.ayse-kilimci.com